
Türkiye’de rinoplasti araştırması yapıyorsanız, muhtemelen iki temel cerrahi yöntemle karşılaşmışsınızdır: Açık ve Kapalı. Her iki teknik de Ankara’nın önde gelen cerrahları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır, ancak estetik hedeflerinize ve burun anatominize bağlı olarak farklı amaçlara hizmet ederler.
Prof. Dr. Esin Kliniğinde, en iyi yaklaşımın, mümkün olan en güvenli iyileşme ile doğal ve uzun süreli sonuçlar sağlayan yaklaşım olduğuna inanıyoruz. Dönüşümünüz için hangi yolun doğru olduğuna karar vermek için bilmeniz gereken her şey burada.
- Açık Rinoplasti (Dış Yaklaşım) Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Açık rinoplasti, önemli yapısal değişiklikler isteyen hastalar için en yaygın teknikdir. Bu işlem sırasında cerrah, kolumella (burun delikleri arasındaki dar doku şeridi) boyunca küçük, stratejik bir kesi yapar. Bu, burun derisinin nazikçe kaldırılmasını sağlar ve cerraha burun yapısını tam ve engelsiz bir şekilde görme imkanı verir.
Neden Açık Tekniği Seçmelisiniz?
Eşsiz Hassasiyet: Cerrah kemik ve kıkırdağın her ayrıntısını görebildiğinden, karmaşık yeniden şekillendirme işlemleri için altın standarttır.
Karmaşık Burun Ucu İşlemleri: Bombeli bir burun ucunu düzeltmek veya asimetriyi gidermek istiyorsanız, açık yaklaşım en fazla kontrolü sağlar.
Revizyonlar için ideal: Daha önce “burun estetiği” ameliyatı geçirmiş ve düzeltici ameliyat gerektiren hastalar için, yapısal stabiliteyi sağlamak amacıyla genellikle açık yöntem gereklidir.
Bu yöntem küçük bir dış kesi gerektirir, ancak yara izi mikroskobik boyuttadır ve genellikle çıplak gözle neredeyse görünmez hale gelene kadar kaybolur.
2. Kapalı Rinoplasti (Endonazal Yaklaşım) Hakkında Bilgiler
Genellikle “iz bırakmayan” burun estetiği olarak adlandırılan kapalı rinoplasti, tüm kesilerin tamamen burun deliklerinin içinde yapıldığı bir tekniktir. Dışarıdan kesik yapılmaz, yani burun dışına görünür bir iz kalmaz.
Neden Kapalı Tekniği Seçmelisiniz?
Görünür Yara İzi Yok: Kesiler içten yapıldığından, dış deriye dokunulmaz.
Daha Hızlı İyileşme: Burun dokularında daha az bozulma olduğu için, hastalar genellikle daha az şişlik yaşar ve günlük rutinlerine daha hızlı dönerler.
Daha Kısa Ameliyat Süresi: Bu yaklaşım genellikle açık yöntemden daha hızlıdır, bu da onu küçük düzeltmeler için “daha az invaziv” bir seçenek haline getirir.
Kapalı yaklaşımın sınırlaması görünürlük. Cerrah dar iç açıklıklardan çalıştığı için, burun köprüsündeki küçük bir çıkıntıyı gidermek gibi basit vakalar için en uygun yöntemdir.
Hangisi Size Uygun?
Açık ve Kapalı Rinoplasti arasında seçim yapmak sadece yara izi ile ilgili değildir; nihai sonuçla ilgilidir.
Aşağıdaki durumlarda açık rinoplasti için uygun bir aday olabilirsiniz:
Önemli solunum sorunlarınız veya ciddi bir septum deviasyonu var.
Burun ucunuzun şekli veya çıkıntısında dramatik bir değişiklik istiyorsunuz.
Ankara’da önceki ameliyatın sonuçlarını düzeltmek için revizyon rinoplasti yaptırmak istiyorsunuz.
Aşağıdaki durumlarda kapalı rinoplasti için uygun bir aday olabilirsiniz:
Birincil hedefiniz, “sırt çıkıntısını” (burun köprüsündeki çıkıntı) düzeltmektir.
Sadece küçük düzeltmeler yapmanız yeterlidir, burun ucunuz zaten orantılıdır.
Dışarıdan kesik yapılmadan mümkün olan en hızlı iyileşme süresini öncelikli olarak tercih ediyorsunuz.
Neden Ankara’da Bir Uzmana Danışmalısınız?
Türkiye estetik cerrahi alanında dünya lideri haline gelmiştir ve Ankara, bölgedeki en gelişmiş tıbbi tesislerin bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Prof. Dr. Esin Yalçınkaya Kliniği’nde, “herkese uyan tek tip” ameliyatlara inanmıyoruz.
Konsültasyonunuz sırasında, yüzünüzün benzersiz oranlarına en uygun tekniği belirlemek için profesyonel değerlendirmeler yapıyoruz. Açık veya kapalı yöntem kullanıyor olsak da, odak noktamız her zaman yüzünüzün genel uyumunu güçlendiren doğal görünümlü bir burun yaratmaktır.
